Posted in Dizayn Tarixi

Mimarlıkta Kübizm…


 

Kübizm, 2o. yüzyılın başlarında, özellikle resim ve heykel sanatlarında devrim niteliğinde bir sanat akımıdır. Bu hareket mimarlık, müzik ve edebiyatı da etkilemiştir.

Modern mimarinin babası olarak anılan Frank Llyod Wright, hatta Picasso’nun Kubist Resim aşamasından bile önce, 1900-1910 yıllarında“Kubist Mimari Stili” oluşturdu. “Robie Konutu” projesinde kübizm’i yalnız dikdörtgen formunda değil, boşlukları kullanma yeteneğinde de görebiliriz.  Boşluk, burada, merkezden yükselen bir merdiveni ve şömineyi çevreler. Bazı boşluklar açık, bazıları kapalıdır. Hepsi de, kesin sınırlarla ayrılmıştır. Mimarın, parçalara böldüğü büyük bir alan; balkonları, terası, avluyu ve bahçeyi olduğu gibi, evin kendisini de içerir.

Wright, Picasso için söylediği “Primitif formları taklit ederken kendini düşürüyor, ona saygı duyuyorum, ama sadece bir palyaço olarak” sözüyle, Picasso ile ilgili aykırı düşüncesini dile getirmiştir.

Mimaride Kübizm akımının öncülerinden Le Corbusier ve Robert Mallet Stevens projelerinde kubist teknikler kullanmışlardır.1930’lardan sonra Le Corbusier’in yapıtları, gitgide anıtsal ve özgür bir niteliğe ve bir Ortaçağ şatosunu andıran Notre-Dame du Haut Kilisesi, çağımızın en görkemli yapıtıdır. Bu yapıtta masif duvar kitleleri; sanki görünmeyen bir güce boyun eğmişcesine, kağıt gibi kıvrılıp bükülmüşlerdir.

Kübizm’in çeşitli yönlerini süsleme sanatlarında da görmek mümkün; mobilya, desen, halı, motifler v.s gibi…

Müəllif:

Graphic Designer

Bir cavab yazın

Sistemə daxil olmaq üçün məlumatlarınızı daxil edin və ya ikonlardan birinə tıklayın:

WordPress.com Loqosu

WordPress.com hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Twitter rəsmi

Twitter hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Facebook fotosu

Facebook hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

Google+ foto

Google+ hesabınızdan istifadə edərək şərh edirsinz. Çıxış / Dəyişdir )

%s qoşulma